Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Gençliği

Peygamberler 19 Aralık 2016 - 21:18
375 okunma

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Gençliği

Her bakımdan insanların en üstünü olan Muhammed aleyhisselâm, daha gençliğinde Mekke halkı arasında, diğerlerinden farklı olarak, çok sevilmiştir. Güzel ahlâkı, insanlara görülmemiş bir şekilde iyi davranması, sâkinliği, yumuşaklığı ve diğer üstün halleri, insanlar arasında fevkalâde farklılığı ile herkes O’na hayran olmuştur. Mekke halkı, O’nda gördükleri şaşılacak derecedeki doğru sözlülük ve güvenilirlikten dolayı da O’na El-Emîn (her zaman kendisine güvenilen) dediler ve gençliğinde bu isimle meşhur oldu.

Peygamberimizin gençliği sırasında, Araplar koyu bir câhiliyyet devri yaşamakta olup, aralarında puta tapmak, içki, kumar, zina, fâiz ve daha birçok çirkin iş yaygınlaşmıştı. Muhammed aleyhisselâm onların bu bozuk hallerinden son derece nefret eder, her kötülüklerinden dâimâ uzak dururdu. Bütün Mekke halkı O’nun bu hâlini bilirler ve hayret ederlerdi. Daha çocukluğunda O’nunla birlikte Kâbe’yi tavâf eden dedesi Abdülmuttalib ve amcası Ebû Tâlib, O’nun putlardan nefret ettiğini iyi bildikleri için tavâf sırasında O’nu Kâbe’nin çevresindeki putlara yaklaştırmazlar ve bozuk işlerin yapıldığı mahallerden uzak tutarlardı. Nitekim amcası Ebû Tâlib ile ticâret için Şam’a gitmek üzere yola çıkıp Busra denilen yerde konakladıklarında, kendisinde peygamberlik alâmetleri görerek Lât ve Uzzâ putları adına yemin verip, bâzı şeyler soran râhip Bahîra’ya; “Bana Lât ve Uzzâ adına yemin vererek bir şey sorma! Vallahi, ben, o putlardan duyduğum nefreti hiçbir şeyden duymam.” demiştir. Putlardan şiddetle nefret ettiği için aslâ yanlarına yaklaşmazdı.

Çocukluğunda ve gençliğinde kendine âit koyunları güder geçimini böyle sağlardı. Bir taraftan da çok bozulmuş olan cemiyetten bu münâsebetle uzak dururdu. Bir defâsında Eshâb-ı kirâma; “Koyun gütmeyen hiçbir peygamber yoktur.” buyurmuştur. “Yâ Resûlallah, sen de güttün mü?” denince; “Evet ben de güttüm.” buyurdu.

Muhammed aleyhisselâm yirmi yaşlarında bulunduğu sıralarda Mekke’de âsâyiş tamâmen bozularak zulüm son derece yaygınlaşıp mal, can ve nâmus emniyeti kalmamıştı. Mekke’nin yerli halkından fakir olanların yanında ticâret için ve Kâbe’yi ziyâret maksadıyla gelen yabancılar da haksızlığa ve zulme uğruyorlar, haklarını almak için mürâcaat edecek bir merci bulamıyorlardı. Bu sırada ticâret maksadıyla Mekke’ye gelen Yemenli bir tüccarın malları, Âs bin Vâil adında bir Mekkeli tarafından zorla elinden alınıp gasb edilmişti. Bu hâdise üzerine Yemenli, Ebû Kubeys Dağına çıkıp feryâd ederek hakkının alınması için kabîlelerden yardım istedi. Artık zulmün had safhaya ulaştığını dile getiren bu tip hâdiseler üzerine Hâşim ve Zühre oğulları ve diğer kabîlelerin ileri gelenleri Abdullah bin Cedân’ın evinde toplandılar. Yerli yabancı hiç kimseye zulüm ve haksızlık yapılmamasına, zulme mâni olmaya ve haksızlığa uğrayanların haklarını almaya karar verdiler. Bu maksatla bir de adâlet cemiyeti kurdular. Muhammed aleyhisselâmın genç yaşta katıldığı ve kuruluşunda çok tesirli olduğu bu cemiyete, daha önceden Fadl adındaki iki kişi ile Fudayl adında biri tarafından kurulup zamanla unutulan böyle bir cemiyeti de hatırlatmak bakımından, Fâdılların yemini mânâsında Hilf-ul Fudûl Cemiyeti denildi. Bu cemiyet, zulmü önleyip Mekke’de bozulan âsâyişi yeniden kurdu. Tesiri uzun müddet devâm etti. Muhammed aleyhisselâm kendisine peygamberlik verildikten sonra bu olayı Eshâb-ı kirâma anlatıp: “Abdullah bin Cedân’ın evinde yapılan yeminleşmede ben de bulundum. Bence o yeminleşme kırmızı tüylü develere (servete) sâhip olmaktan daha sevimlidir. Şimdi de böyle bir meclise çağrılsam icâbet ederim.” buyurdu.

Mekkeliler öteden beri ticâretle uğraşarak geçimlerini sağlarlardı. Muhammed aleyhisselâmın amcası Ebû Tâlib de ticâretle uğraşıyordu. Muhammed aleyhisselâm yirmi beş yaşında bulunduğu sıralarda Mekke’de geçim sıkıntısının iyice artması üzerine Mekkeliler Şam’a gitmek üzere büyük bir ticâret kervanı hazırlamıştı. Ebû Tâlib yeğeni Muhammed aleyhisselâma bu kervana katılmasını tavsiye etti. Amcası Ebû Tâlib’in bu tavsiyesi üzerine Mekke’de üstün ahlâkı ve meziyetleriyle tanınan ve Tâhire (çok temiz) lakabıyla anılan hazret-i Hadîce’nin mallarını götürüp satmak üzere bu ticâret kâfilesine katıldı. Bu işe büyük bir memnuniyet gösteren hazret-i Hadîce kölesi Meysere’yi de O’nun yanına yardımcı olarak vermişti. Bu sefer sırasında bir bulut devamlı üzerinde dolaşarak Muhammed aleyhisselâmı gölgeledi. Kuş şekline giren iki melek sefer bitinceye kadar O’nunla birlikte hareket etti. Yolda yürüyemeyecek derecede yorulup kervandan geri kalan iki deve Muhammed aleyhisselâmın ayaklarını eliyle sığamasından sonra, birden süratlenerek yola devâm ettiler. Üç ay süren bu sefer boyunca Muhammed aleyhisselâmın daha nice hârikulâde hallerine şâhit olan kervandakiler, O’nu son derece sevip şânının çok yüce olacağını anlamışlardı. Busra denilen yere vardıklarında, daha önce amcası Ebû Tâlib’le ticâret için geldiklerinde konakladıkları manastırın yakınında bir yerde bu seferde de konakladılar. Gördüğü birçok alâmetten O’nun son peygamber olacağını anlayıp söyleyen râhip Bahîra ölmüş, O’nun yerine Nastura adında başka bir râhip geçmişti. Manastırın yakınına gelip konan Kureyş kervanını seyreden râhip Nastura manastırın yakınında bulunan kuru ağacın altına birinin oturmasıyla birlikte yeşermesini görerek koşup geldi. Bir elinde bulunan sahifede yazılı olanlara, bir de Muhammed aleyhisselâmın yüzüne bakıyor, baktıkça da hayrete düşüyordu. Nastura bildiği, duyduğu ve okuduğu alâmetleri aynen görüp, Muhammed aleyhisselâmı göstererek; “Îsâ aleyhisselâma İncîl’i indiren Allah hakkı için bu zât son peygamber olacaktır. Ne olaydı ben O’nun peygamber gönderilerek emrolunduğu zamâna ulaşsaydım!” dedi. Muhammed aleyhisselâm Busra pazarında Hadîce Hâtunun mallarını satarken de O’nunla pazarlık yapan bir Yahûdî inanmadığı için; “Lât ve Uzzâya(iki put ismi) yemin et ki inanayım.” deyince Muhammed aleyhisselâmın; “Ben o putlar adına aslâ yemin etmem! Onların yanından geçerken yüzümü başka tarafa çevirerek geçerim.” demişti. O’ndaki diğer alâmetleri de gören Yahûdî; “Söz senin sözündür. Vallahi bu zât peygamber olacak bir kimsedir ki, âlimlerimiz kitaplarda bunun vasfını bulmuşlardır.” diyerek hayranlığını açıklamıştı.

Kureyş kervanı ticâretini tamamlayıp Mekke’ye dönünce, kervanda bulunan Hadîce Hâtunun kölesi Meysere Muhammed aleyhisselâm hakkında işittiklerini ve gördüklerini Hadîce Hâtuna bir bir anlattı. Hadîce Hâtun mallarını satmak üzere teslim ettiği Muhammed aleyhisselâmın iyi kâr getirdiğini görerek çok memnun olmuştu. Fakat o bundan ziyâde kervanı karşıladığı sırada Muhammed aleyhisselâmı gölgeleyen iki meleği görmesi ve sefer sırasında vukû bulan hârikulâde hallerin, kölesi Meysere tarafından teker teker anlatılması üzerine hemen amcasının oğlu Varaka bin Nevfel’e gitti. Varaka bin Nevfel putlara tapmayan, okumuş ve çok bilgili, yaşlı bir Hristiyandı. Daha önceden rüyâsında; gökten ayın inerek koynuna girip, koltuğundan çıktığını ve bütün âlemi aydınlattığını anlatan Hadîce Hâtuna Varaka bin Nevfel; “Âhir zaman peygamberi vücûda gelmiştir. Sen O’nun hanımı olursun. Senin zamânında O’na vahiy gelir. O’nun dîni bütün âlemi doldurur. Sen O’na en önce îmân eden olursun. O peygamber Kureyş kabîlesinin Hâşimoğulları kolundan olacak…” demişti. Hadîce Hâtun bu defâ kölesi Meysere’nin anlattıklarını Varaka bin Nevfel’e söyleyince, hayrete düşüp; “Bu söylediklerinden anlaşılıyor ki, şüphesiz Muhammed bu ümmetin peygamberi olacak. Ben zâten bu ümmetten bir peygamberin çıkacağını biliyor ve O’nu bekliyordum. Bu zaman O’nun tam zamanıdır.” dedi. Böylece hazret-i Hadîce’nin sevgisi ve îtimâdı daha da arttı.

Muhammed aleyhisselâm 12 yaşındayken amcası Ebû Tâlib ile ticâret için Busra’ya kadar, 17 yaşındayken amcası Zübeyr ile Yemen’e ve 25 yaşındayken hazret-i Hadîce’nin mallarını satmak üzere Şam’a olmak üzere üç defâ seyâhate çıktı. Bunların dışında hiçbir yere seyahat yapmadı.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
İshak Aleyhisselam’ın Hayatı

İshak Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 9, 2017
496 okunma
İsmail Aleyhisselam’ın Hayatı

İsmail Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 8, 2017
464 okunma
Lut Aleyhisselam’ın Hayatı

Lut Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 7, 2017
418 okunma
İbrahim Aleyhisselam’ın Hayatı

İbrahim Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 6, 2017
409 okunma
Zülkarneyn Aleyhisselam’ın Hayatı

Zülkarneyn Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 5, 2017
378 okunma
Salih Aleyhisselam’ın Hayatı

Salih Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 4, 2017
338 okunma
Hud Aleyhisselam’ın Hayatı

Hud Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 3, 2017
354 okunma
Nuh Aleyhisselam’ın Hayatı

Nuh Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 2, 2017
401 okunma
İdris Aleyhisselam’ın Hayatı

İdris Aleyhisselam’ın Hayatı

Aralık 27, 2016
484 okunma
Şit (Şis) Aleyhisselam’ın Hayatı

Şit (Şis) Aleyhisselam’ın Hayatı

Aralık 25, 2016
440 okunma
Adem Aleyhisselam’ın Hayatı

Adem Aleyhisselam’ın Hayatı

Aralık 23, 2016
490 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Vefatı

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Vefatı

Aralık 21, 2016
422 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Haccı

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Haccı

Aralık 20, 2016
468 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Medine Devri

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Medine Devri

Aralık 20, 2016
415 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Mekke Devri

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Mekke Devri

Aralık 20, 2016
433 okunma
Bunlar da var!
Rüyada Ağlamak

Rüyada Ağlamak

Haziran 28, 2016
1.283 okunma
Unutkanlık İçin Okunacak Dualar

Unutkanlık İçin Okunacak Dualar

Haziran 28, 2016
566 okunma
Mearic Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Mearic Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Ekim 12, 2014
2.836 okunma
Şehitlik Nedir ? Kimlere Şehit Denir ?

Şehitlik Nedir ? Kimlere Şehit Denir ?

Haziran 2, 2014
679 okunma
Evladın Hayırlı Olması İçin Okunacak Dua

Evladın Hayırlı Olması İçin Okunacak Dua

Haziran 27, 2016
5.441 okunma
Orucu Bozmanın Cezası Ve Kefareti

Orucu Bozmanın Cezası Ve Kefareti

Aralık 25, 2013
523 okunma
Kurban Kesmenin Fazileti

Kurban Kesmenin Fazileti

Aralık 31, 2013
463 okunma
Rızık İçin Okunabilecek Dualar

Rızık İçin Okunabilecek Dualar

Haziran 27, 2016
550 okunma
Şems Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Şems Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Ekim 20, 2014
12.717 okunma
Yatmadan Önce Okunacak Dualar

Yatmadan Önce Okunacak Dualar

Haziran 28, 2016
4.298 okunma
Neml Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Neml Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Eylül 30, 2014
2.643 okunma
Duaların Kabul Olacağı Vakitler

Duaların Kabul Olacağı Vakitler

Mart 15, 2014
652 okunma
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi

Kasım 4, 2013
1.466 okunma
Dua Ederken Bilinmesi Gerekenler

Dua Ederken Bilinmesi Gerekenler

Mart 13, 2014
575 okunma