escort bayan ankara ankara escort bayan avcılar escort ankara escort bayan

Hud Aleyhisselam’ın Hayatı

Peygamberler 03 Ocak 2017 - 14:00
615 okunma

Hud Aleyhisselam

Yemen’de bulunan Âd kavmine gönderilen peygamber. Nûh aleyhisselamın oğlu Sâm’ın neslindendir. Bir ismi de Âbir olup, lakabı Nebiyyullahtır. Kur’ân-ı kerîmde ismi bildirilen peygamberlerdendir.

Yemen’de Aden ile Umman arasında bulunan Ahkâf diyârında doğup yetişti. Çocukluğundan îtibâren Allahü teâlâya ibâdet etmekle meşgul oldu. Ara sıra ticâretle de uğraşan Hûd aleyhisselam, gayet şefkâtli ve çok cömertti.

Nûh tûfânından sonra torunlarından biri olan Âd, Yemen’de Hadramut civârında Ahkâf denilen yerde yerleşti. Âd’ın neslinden gelen insanlar çoğalarak büyük bir kavim oldular. Bunlara Âd kavmi denildi. Bulundukları belde bereketli bir yerdi. Bağlar, bahçeler her tarafı sarmış ve İrem Bağları diye meşhur olmuştu. Oğulları, malları, davarları ve muhteşem sarayları vardı. Güçleri, kuvvetleri, boyları ve cüsseleri ile meşhur olan bu insanlar, servetlerinin ve maddî güçlerinin çokluğuna bakarak azdılar ve doğru yoldan, dinlerinden ayrıldılar. Yeryüzünde büyüklük tasladılar. Allahü teâlâyı unuttular ve çeşitli putlara tapmaya başladılar. Ellerindeki maddî imkânlarla etrâfa dehşet salıyorlar, fakîrleri ve diğer kabîleleri zulümleri altında inletiyorlardı. Onları köle gibi çalıştırıyorlar, çeşitli işkencelerle öldürüyorlardı.

Allahü teâlâ, Âd kavmini doğru yola kavuşturmak için Hûd aleyhisselamı onlara peygamber gönderdi. Bu hususta Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Âd kavmine kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Hûd (aleyhisselam) onlara; “Ey kavmim! Allahü teâlâya ibâdet edin. İbâdet edilecek O’ndan başkası yoktur. Hâlâ O’nun azâbından korkmayacak mısınız?” dedi. (A’râf sûresi: 65).

Hûd aleyhisselam kavmini doğru yola kavuşturmak için tebliğ vazîfesine başladı. Onları putlara tapmaktan, zulum ve günahlardan tövbe ederek vazgeçmeye ve Allahü teâlâya şükür ve ibâdete çağırdı. Fakat Âd kavminin insanları, Hûd aleyhisselamı dinlemeyip, ona karşı kaba ve inkârcı davrandılar.

Hûd aleyhisselam kavminin bu tutumu üzerine; “Eğer doğru yola gelmezseniz, haberiniz olsun, ben size tebliğ vazîfemi yapıyorum; Rabbim size acı bir azap gönderir de helâk olursunuz?” buyurdu. Azgın Âd kavmi, Hûd aleyhisselama; “Mucize getirmeden putlarımızı terk etmeyiz.” dediler. Hûd aleyhisselam onlara; “İstediğiniz mucize nedir?” diye sordu. Onlar da “Rüzgârı istediğin tarafa çevir!” dediler. Hûd aleyhisselam dua etti. Allahü teâlâ; “Ne tarafa istersen elinle işâret et!” buyurdu. O da eliyle işâret edince, rüzgâr istediği istikâmette esmeye başladı. Büyük kayaların toprak olmasını istediler. Hûd aleyhisselamın duası ile bu da oldu. Bu mucizeleri gördükleri hâlde inanmayıp hırçınlaşarak koyunların yünlerinin de ipek olmasını istediler. Hûd aleyhisselam dua etti. Koyunların yünü ipek hâline geldi.

Âd kavmi, gösterilen mucizelere rağmen inanmadılar. “Sen bizi putlarımızdan ayırmak için mi geldin? Doğru söylüyorsan, haydi bizi tehdit ettiğin azâbı getir de görelim!” dediler.

Hûd aleyhisselam kavmini îmâna dâvete devâm etti. Pek az kimse îmân etti. Kavmi ise hakâret edip kendinden geçinceye kadar dövdü. Kavminin ıslâh olmayacağını anlayan Hûd aleyhisselam; “Ya Rabbî! Sen her şeyi biliyorsun. Ben onlara peygamberliğimi bildirdim. Ey Rabbim! Onlara, ders almalarına vesîle olacak bir musîbet ver?” diye bedduada bulundu. Hûd aleyhisselamın bedduasını kabul buyuran Allahü teâlâ, Âd kavmine önce kuraklık, kıtlık musîbetini verdi. Üç sene müddetle akan pınarlar kurudu. Yeşillikler sarardı, soldu. Meşhûr İrem Bağları yok oldu. İnsanlar bir yudum suya, bir parça ekmeğe muhtaç hâle geldiler. Hayvanlar susuzluktan telef oldular. Devamlı olarak bunaltıcı kuru bir rüzgâr esiyordu. İnsanlar ağızlarını güçlükle açıyor, zor nefes alıyordu. Tozdan göz gözü göremiyordu.

Bu arada Hûd aleyhisselam kavmini îmâna, tövbe ve istiğfâra dâvete devâm ediyordu. Hûd aleyhisselamın kavmine meâlen şöyle dediği bildirilmektedir:
“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra O’na tövbe edin ki, gökten üzerinize bol bol bereket (ekinleri yetiştirecek yağmur) indirsin ve kuvvetinize kuvvet katarak sizi çoğaltsın. Günahlarınıza ısrar ederek îmândan yüz çevirmeyin.” (Hûd sûresi: 52)

Hûd aleyhisselamın bu son dâveti de onların aklını başlarına getirmeye yetmedi. Hûd aleyhisselama işkenceye ve onu öldürmeye kalkıştılar. Artık onlara azâbın gelmekte olduğu Hûd aleyhisselama bildirildi. Bir sabah Hûd aleyhisselam îmân edenleri biraraya topladı. Gün ağarırken ufukta siyah bir bulut belirdi. Bunu gören Âd kavmi, işte bize yağmur geliyor, dediler. Hûd aleyhisselam “Hayır, o can yakıcı azâb veren bir rüzgârdır. Her şeyi yok eder.” dedi. Rüzgâr korkunç bir ses çıkararak vâdiyi kapladı. Son derece hızlı ve soğuk olup, her şeyi saman çöpü gibi savuruyordu.

Fussilet sûresi 16. âyet-i kerîmesinde, bu rüzgâr “sarsar” (kavurucu rüzgâr); azâb günleri de “eyyâm-ı nahisât” olarak geçmektedir. Âd kavmi kasırgadan kurtulmak için tutundukları ağaç ve taşlarla birlikde havaya fırlayarak paramparça oldular. Hepsi ölüp yere serildiler. Daha sonra rüzgâr bunları sürükleyip denize attı. Mal ve mülklerinden hiçbir eser kalmadı, helâk olup gittiler. Âd kavminin helâk oluşu Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle bildirilmektedir:
“Nihâyet Hûd’u ve berâberindeki îmân edenleri, rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi tekzib ederek, yalanlayarak îmân etmemiş olanların kökünü kestik.” (A’râf sûresi: 72)

Hûd aleyhisselam ve ona îmân edenler bu şiddetli kasırgada Allahü teâlâ tarafından muhâfaza edildiler. Kâfirleri helâk eden şiddetli fırtına, onlara serinletici ve rahatlatıcı hafif bir rüzgâr gibi esiyordu.

Hûd aleyhisselam, Âd kavmi helâk olduktan sonra, kendine inananlarla birlikte Mekke-i mükerremeye gitti. Kâbe-i muazzamanın bulunduğu yerde ibâdet ve taatla meşgul oldu ve orada vefat etti. Kabrinin Harem-i şerîf (Kâbe-i muazzamanın etrâfındaki mescit)te Hicr denilen yerde bulunduğu rivâyet edilmektedir.

Hûd aleyhisselam ve peygamber olarak gönderildiği Âd kavmiyle ilgili olarak Kur’ân-ı kerîmin A’râf, Hûd, Mü’minûn, Fussilet, Ahkâf, Zâriyât, Kamer, Hâkka, Şuarâ ve Fecr sûrelerinde bilgi verilmektedir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
İshak Aleyhisselam’ın Hayatı

İshak Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 9, 2017
780 okunma
İsmail Aleyhisselam’ın Hayatı

İsmail Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 8, 2017
747 okunma
Lut Aleyhisselam’ın Hayatı

Lut Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 7, 2017
688 okunma
İbrahim Aleyhisselam’ın Hayatı

İbrahim Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 6, 2017
657 okunma
Zülkarneyn Aleyhisselam’ın Hayatı

Zülkarneyn Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 5, 2017
684 okunma
Salih Aleyhisselam’ın Hayatı

Salih Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 4, 2017
586 okunma
Nuh Aleyhisselam’ın Hayatı

Nuh Aleyhisselam’ın Hayatı

Ocak 2, 2017
688 okunma
İdris Aleyhisselam’ın Hayatı

İdris Aleyhisselam’ın Hayatı

Aralık 27, 2016
777 okunma
Şit (Şis) Aleyhisselam’ın Hayatı

Şit (Şis) Aleyhisselam’ın Hayatı

Aralık 25, 2016
734 okunma
Adem Aleyhisselam’ın Hayatı

Adem Aleyhisselam’ın Hayatı

Aralık 23, 2016
809 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Vefatı

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Vefatı

Aralık 21, 2016
711 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Haccı

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Haccı

Aralık 20, 2016
784 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Medine Devri

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Medine Devri

Aralık 20, 2016
712 okunma
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Mekke Devri

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Mekke Devri

Aralık 20, 2016
734 okunma
Hz. Muhammed (sav) Peygamberliği

Hz. Muhammed (sav) Peygamberliği

Aralık 19, 2016
788 okunma
Bunlar da var!
Allahu Allah İlahi Dinle

Allahu Allah İlahi Dinle

Kasım 6, 2013
1.358 okunma
Ayrılan Eşin Dönmesi İçin Okunacak Dualar

Ayrılan Eşin Dönmesi İçin Okunacak Dualar

Haziran 27, 2016
14.572 okunma
Hafızayı Kuvvetlendirmek İçin Dua

Hafızayı Kuvvetlendirmek İçin Dua

Haziran 27, 2016
5.304 okunma
İstiğfar Duası

İstiğfar Duası

Haziran 27, 2016
899 okunma
İşlerin Yolunda Gitmesi İçin Dua

İşlerin Yolunda Gitmesi İçin Dua

Haziran 28, 2016
26.294 okunma
Salat-ı Münciye Duası

Salat-ı Münciye Duası

Haziran 27, 2016
2.100 okunma
Secde Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Secde Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Ekim 18, 2014
2.429 okunma
En'am Suresi ve Türkçe Anlamı

En'am Suresi ve Türkçe Anlamı

Ağustos 21, 2014
761 okunma
Tekvir Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Tekvir Suresi Türkçe Anlamı ve Fazileti

Kasım 22, 2014
4.418 okunma
Kerahet Vakitleri

Kerahet Vakitleri

Kasım 21, 2013
810 okunma
Salat-ı Tefriciye Duası

Salat-ı Tefriciye Duası

Haziran 27, 2016
873 okunma
Temru Duası

Temru Duası

Şubat 3, 2014
3.626 okunma
Hz Ömer (R.a) Sözleri

Hz Ömer (R.a) Sözleri

Eylül 25, 2014
5.419 okunma
Efendimiz Hz Muhammedi Rüyada Görmek

Efendimiz Hz Muhammedi Rüyada Görmek

Nisan 14, 2014
770 okunma
Bebek Hastalıklarında Okunacak Dua

Bebek Hastalıklarında Okunacak Dua

Haziran 27, 2016
15.394 okunma
Namaz Vakitleri Neye Göre Belirleniyor?

Namaz Vakitleri Neye Göre Belirleniyor?

Temmuz 5, 2017
415 okunma

Parse error: syntax error, unexpected '<' in /home/ibadet/public_html/wp-content/themes/imagazine/footer.php on line 15